AFT NEDİR ? NEDEN OLUŞUR

29 Nisan 2023

Aft, ağız içindeki yaralardan biridir. Aftlar, yuvarlak veya oval şekilli olabilen, beyaz veya sarımsı renkli bir çerçeve ile çevrili kırmızı bir merkeze sahip küçük ülserlerdir. Genellikle dudakların iç tarafı, yanaklar, dil, damak ve boğazda görülürler.

Aft, diş fırçalamak, yemek yemek veya diğer nedenlerden dolayı ağızda özellikle hassas alanlarda yaralanma sonucu ortaya çıkabilir. Stres, hormonal değişiklikler, bağışıklık sisteminin zayıflaması, vitamin eksiklikleri ve alerjik reaksiyonlar gibi faktörler de aft oluşumuna katkıda bulunabilir.

Aftların genellikle kendiliğinden iyileşme eğilimi vardır ve yaklaşık bir ila iki hafta içinde kaybolurlar. Ancak, ağrılı olabilecekleri için tedavi edilmeleri gerekebilir. Ağız gargarası, topikal tedaviler ve ağrı kesiciler aftların semptomlarını hafifletmeye yardımcı olabilir. Ayrıca, tekrarlayan aft atakları olan kişiler, beslenme alışkanlıkları, stres yönetimi ve bağışıklık sistemi güçlendirici önlemler alarak aftları önlemeye çalışabilirler.

Aftlar, ağız içindeki hassas dokuların yaralanması sonucu ortaya çıkan küçük ülserlerdir. Bununla birlikte, aftların kesin nedeni tam olarak anlaşılamamıştır. Ancak, şu faktörler aft oluşumuna katkıda bulunabilir:

  • Ağız içindeki yaralanmalar: Sert yiyeceklerin veya diş fırçasının ağız dokusuna zarar vermesi gibi nedenlerle ağız dokusu yaralanabilir ve aft oluşabilir.

  • Stres: Stres seviyesi arttığında vücudun bağışıklık sistemi zayıflayabilir ve aftlar oluşabilir.

  • Bağışıklık sistemi bozuklukları: Çeşitli hastalıklar ve ilaçlar gibi bazı faktörler bağışıklık sistemini zayıflatabilir ve aft oluşumuna yol açabilir.

  • Beslenme alışkanlıkları: Bazı besinler, özellikle baharatlı veya asidik gıdalar, aft oluşumunu tetikleyebilir.

  • Hormonal değişiklikler: Menstruasyon döngüsü gibi hormonal değişiklikler, aftların oluşumuna katkıda bulunabilir.

  • Genetik faktörler: Ailesel eğilim, aft oluşumunu tetikleyebilir.

  • Vitamın eksiklikleri: Özellikle B vitamini, demir ve folat eksiklikleri, aftların oluşumuna neden olabilir.

  • Alerjik reaksiyonlar: Bazı yiyecekler veya ağız bakım ürünlerine karşı alerjik reaksiyonlar aftların oluşumuna yol açabilir.

Aftlar genellikle zararsızdır ve kendiliğinden iyileşme eğilimindedir. Ancak, ağızda uzun süre kalmaları halinde ağrılı olabilir ve tedavi gerektirebilirler.

Aftlar, çoğu zaman kendiliğinden iyileşirler ve birkaç gün veya birkaç hafta içinde kaybolurlar. Ancak, ağrılı olabilecekleri için semptomları hafifletmek için bazı tedaviler yapılabilir. İşte aftların semptomlarını hafifletmek için kullanılabilecek yöntemler:

  1. Ağız gargarası: Tuzlu su, kabartma tozu veya karbonat içeren ağız gargaraları aftların iyileşmesine yardımcı olabilir.

  2. Topikal tedaviler: Aftlara topikal tedaviler uygulamak, ağrının hafifletilmesine ve iyileşmenin hızlandırılmasına yardımcı olabilir. Bu tedaviler arasında aft kremleri, jel veya sıvıları yer alır.

  3. Ağrı kesiciler: Ağrıyı hafifletmek için ağrı kesiciler (örneğin asetaminofen) kullanılabilir.

  4. Beslenme değişiklikleri: Baharatlı, asidik veya tuzlu yiyeceklerden kaçınmak, aftların iyileşmesine yardımcı olabilir.

  5. Vitamin ve mineral takviyeleri: B vitamini, demir ve folat gibi vitamin ve mineral eksiklikleri aftları tetikleyebilir, bu nedenle takviyeler almak faydalı olabilir.

  6. Stres yönetimi: Stres yönetimi teknikleri, örneğin yoga, meditasyon veya derin nefes egzersizleri, aftların oluşumunu önlemeye ve semptomları hafifletmeye yardımcı olabilir.

  7. Gargara yapılması: Okaliptüs, adaçayı, nane veya papatya gibi doğal bitki çaylarına gargara yapmak da aftların iyileşmesine yardımcı olabilir.

  8. Propolis: Arıların ürettiği bir madde olan propolis, aftların iyileşmesini hızlandırmaya yardımcı olabilir.

  9. Dondurulmuş yiyecekler: Dondurma veya dondurulmuş meyve gibi soğuk yiyecekler, ağrının hafifletilmesine ve şişliğin azaltılmasına yardımcı olabilir.

  10. Doktorunuzla konuşun: Aftlarınız çok büyük veya ağrılıysa, doktorunuzla görüşmeniz gerekebilir. Ayrıca, tekrarlayan aft atakları yaşıyorsanız, altta yatan bir sağlık sorunu olup olmadığını belirlemek için bir doktora danışmanız önerilir.

Aft oluşumunu önlemek için aşağıdaki adımlar faydalı olabilir:

  1. Ağız hijyeni: Ağız hijyenine özen göstermek, diş fırçalama ve diş ipi kullanımını içerir. Bu, ağız dokularının yaralanmasını önleyebilir ve aft oluşumunu engelleyebilir.

  2. Beslenme alışkanlıkları: Baharatlı, asidik veya tuzlu yiyecekler, aftların oluşumuna katkıda bulunabilir. Bu nedenle, bu tür yiyeceklerden mümkün olduğunca kaçınmak, aft oluşumunu önlemeye yardımcı olabilir.

  3. Vitamin ve mineral takviyeleri: B vitamini, demir ve folat gibi vitamin ve mineral eksiklikleri aftları tetikleyebilir. Bu nedenle, sağlıklı bir beslenme programına ek olarak, özellikle dejeteryanlar gibi belirli gruplarda görülen vitamin-mineral eksikliklerinin tedavisi için doktorunuza danışarak takviye alabilirsiniz.

  4. Stres yönetimi: Stres seviyesi arttığında, bağışıklık sistemi zayıflayabilir ve aftlar oluşabilir. Bu nedenle, stres yönetimi teknikleri, örneğin yoga, meditasyon veya derin nefes egzersizleri, aft oluşumunu önlemeye yardımcı olabilir.

  5. Sigara kullanmayın: Sigara içmek, ağız dokularına zarar verebilir ve aftların oluşumuna katkıda bulunabilir.

  6. Alerjik reaksiyonları önlemek: Bazı yiyecekler veya ağız bakım ürünlerine karşı alerjik reaksiyonlar aftların oluşumuna yol açabilir. Bu nedenle, alerjiniz varsa, bu maddelerden kaçınmak faydalı olabilir.

  7. Doktorunuza danışın: Eğer tekrarlayan aft atakları yaşıyorsanız, altta yatan bir sağlık sorunu olup olmadığını belirlemek için bir doktora danışabilirsiniz.

  8. Düzenli diş hekimi kontrolleri: Düzenli diş hekimi kontrollerine gitmek, ağız sağlığını korumaya yardımcı olabilir ve aftlar gibi ağız içi problemlerinin erken tespitini sağlar.

Yorumlar

İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yap

Lütfen adınızı giriniz!
Lütfen puan seçin!
Lütfen bir yorum yazın!

İlgili Yazılar

Vücudunuz ürik Asidi Fazla Üretiyor mu ? Çaresi Nedir ve Hangi Besin İyi Gelir

27 Eylül 2023

Vücudumuz bazı besinleri tükettikten sonra ortaya pürinin adı verilen madde ortaya çıkar ve...

Karındaki Şişliğin 5 Sebebi

25 Eylül 2023

Çoğumuz karın şişkinliğinden muzdarip. Nüfusun %15 ile %35 bu şişkinlikten şikayetçidir...

KEMİK ERİME RİSKİNE KARŞI KALKAN !!!

18 Eylül 2023

Kuru eriğin sağlık açısından pek çok faydası vardır. İşte bunlardan bazıları: ...

KALÇA AĞRISI KANSER BELİRTİSİ Mİ

16 Eylül 2023

KALÇA  AĞRSIKalça ağrısı, kalça ekleminde ve çevresindeki dokularda meydana gelen acı ...